Çin gezimin ardından…

Hindistan, Japonya ve Güney Kore’nin ardından Asya’daki yeni durağım Çin Halk Cumhuriyeti (Çin) idi.

Çin, birçok açıdan muazzam güzel ve oldukça ilginç bir ülke. İtiraf etmeliyim ki geziden önce kafamdaki Çin imajı çok olumlu değildi. Ancak gördüklerim ve yaşadıklarım ise çok farklıydı. Gezimle ilgili tespitlerimi ayrıca paylaşacağım inşallah.

Bu yazımda, Çin’e gitmeniz halinde dikkat etmenizi önerdiğim 11 konu ile bu konulara yönelik pratik çözümlerden bahsedeceğim.

Bu kadar çok konuya dikkat etmem gerekiyorsa sakıncalı bir yerdir, ee, o zaman niye gideyim, gitmem” demeyin çünkü:
– bu konuların bir kısmı başka ülkeler ve hatta Türkiye için de geçerli,
– hepsinin bir çözümü var ve azıcık dikkat ile hiçbir etki hissetmiyorsunuz,
– Bence Çin, gidip görülmeye kesinlikle değer bir ülke

O zaman haydi başlayalım.

Çin Gezisiniz için 11 Tavsiye

1. Vize

Çin, bordo (umuma mahsus) pasaport sahibi vatandaşlarımıza vize uyguluyor. Siyah (diplomatik), gri (hizmet) ve yeşil (hususi) pasaport sahibi vatandaşlarımız ise Çin’e 30 güne kadar vizesiz girebiliyor. Vize uygulamaları hakkında resmi sayfa.

Ben Çin’e, yeşil pasaport ile vizesiz girdim. İlkten “ne şanslıyım” dedim. Erken konuşmuşum 🙂

Gittiğim her yerde pasaportumda vize sayfasının olmaması beklememe sebep oldu. Otellerde, döviz değişiminde herkes pasaportumda vize sayfamı aradı. Vizesiz giriş yaptığım için haliyle kimse vizeyi bulamadı. 30 güne kadar kalabileceğimi anlatıncaya kadar akla karayı seçtim. 30 gün deyince bazıları bu bilginin nerede olduğunu sordu.

Sonuçta bu bir sorun mu? Aslında değil.  Uğraştım mı? Evet.

2. Dil 

Öyle bir ülke düşünün ki neredeyse hiç kimse İngilizce bilmiyor (bu ifadeye, havaalanı , bazı otellerde karşılaştığınız kişileri ve dolandırıcıları istisna olarak gösterebilirim) Hiç kimse derken -gerçekten- hiç kimse…Böyle bir durumda nasıl anlaşacaksınız?

Çözüm önerim: Sadece internet erişimi olan bir sim kart (data hattı) kiralamak. Sonuçta Skype ve WhatsApp’a erişebildiğim müddetçe SMS ve konuşma satın almaya gerek var mı, bence yok. Sim kart kiralayabileceğiniz bazı şirketler: mychinaunicom, 3gsolutions. Bu firmalar, kalacağınız otelin adresini verirseniz her telefona uygun olacak şekilde sim kartınızı siz otele varmadan ulaştırıyor.

Ben ne yaptım? 3gsolutions‘tan 3GB data hattı kiraladım. Google Translate üzerinden İngilizce yazdım, Çinceye çeviri yaptım (İngilizceden Çinceye çeviri, Türkçeden Çinceye çeviriye göre daha başarılı). Çevirilerimden bir örnek 🙂

Google Translate iyi çalışıyor 😉

Google Translate, büyük ölçüde iletişim sorunu çözdü. İnternet erişiminde bir sorun olması durumunu da düşünerek telefonuma “Pleco” uygulamasını yükledim. İnternet erişimi olmadan çalışan Pleco’yu da çeviri sırasında kullandım.

3. Alfabe 

Çin alfabesi malumunuz farklı. Bu durum da çeşitli sorunlara sebep olabiliyor.

ABD’de kaldığım sırada Çinli arkadaşlarımın, kendi yerel dillerindeki adlarını kullanmadıklarına, tamamıyla farklı yeni isimler kullandıklarına şahit olmuştum.

Çince karakterlerin Latin alfabesine dönüştürülmesi için -bence çetrefilli- bir işleme tutulması gerekiyor. Nasıl mı? Örnekle anlatayım:

邓小平

 

Resimdeki beyefendi, Mao’dan sonra Çin’de yönetime geçerek ülkenin ekonomik olarak büyük bir atılım yapmasını sağlayan kişi. Asıl adı “邓小平”. Şimdi bu ismi Latince harflerle nasıl yazabiliriz?

 

 

Bu konu hakkında iki yaygın yöntem var: Wade-Giles ve pinyin. Bu beyefendinin adı, Wade-Giles yöntemine göre “Teng H’siao-ping“, pinyin yöntemine göre ise “Deng Xiaoping“. Pinyinin, Çin’de yaygın olarak kullanıldığını da ifade ediliyor (Kissinger).

Anlayabileceğiniz üzere yazım farklılaşabiliyor. Benim Çinli arkadaşlarım da bu tür sorunlarla hiç uğraşmayayım diye bana bundan böyle “{George,Monica,Lui} de, geç” diyormuş meğer 🙂

Konumuza geri dönelim. Sizce bu bilgi ışığında taksiciye Latince harflerle yazılmış bir adres gösterseniz anlar mı? Latince harfleri okumayı bilseler belki olurdu ama bilmiyorlar. Ayrıca, benim George/Monica/Lui isimli arkadaşlarımın durumu oteller için de geçerli. Otelin Çince ismi ayrı, İngilizce ismi ayrı…

En garanti çözüm ne? Otelin adı ve adresi gibi bazı bilgilerin Çince asıllarını yanınızda bulundurmak…Eğer booking.com gibi siteler üzerinden rezervasyon yaptırıyorsanız uygulamanın app’i telefonunuzda yüklü olsun. Orada otelin orijinal dildeki adı ve adresini göster menüsü var. Olmazsa yanınıza rezervasyonun yazıcı çıktısını alın.

4. Gmail, Google, Facebook, Skype, WhatsApp vb. erişim engeli

İnterneti aldım almasınada şimdi üstesinden gelmem gereken yeni bir konu daha vardı: Çin’de sıklıkla kullandığımız birçok site ve uygulamaya erişim engellenmiş durumunda. Hatta bu durum, Çin Seddi’nin İngilizcesi olan “The Great Wall of China“dan esinlenilerek “The Great Firewall of China” olarak da isimlendiriliyor…:)

Bu durum, bir VPN ile rahatlıkla çözülebiliyor. Ben ne kullandım? NordVPN işimi büyük ölçüde gördü…

NordVPN’de yer yer bağlantı sorunu yaşadığım oldu. Çin’de daha başarılı çalışan VPN’ler var. Onlar da denenebilir veya sim kart kiraladığınız firma, belli bir ücret karşılığında, size VPN hizmeti de sağlayabiliyor.

5. Harita – yer yön bulma, kaybolma…

Yabancı bir yerde tek başınıza gezindiğinizde kaybolmanız olası…Kimseye de bir şey soramıyorsunuz? Ne yapacaksınız?

Çin gezimde, harita üzerinde kendi kendime yol bulmayalı uzun zaman olduğunu fark ettim. Google Maps benim elim ayağım olmuş, benim haberim yokmuş. New York’ta veya Seul ‘de şuraya gitmek istiyorum dediğimde Google Maps “2 dk. sonra şu hattaki metroya bin, filanca istasyonda aktarma yap, sonra şurada in, 3 dk. sonra filanca otobüse bin” diyordu, kaybolma sorunum yoktu. Çin’de ise harita ile yapayalnızdım…(Çin’de Google Maps toplu taşımada yol tarifi yapamıyor)

Yer yer VPN’nin azizliğine uğradığımdan yukarıda bahsetmiştim. Haliyle siz siz olun, salt internete güvenmeyin. Telefonunuza yükleyip internet bağlantısı olmadan harita üzerinden yerinizi görebileceğiniz ve yol tarifi alabileceğiniz Maps.me vb. uygulamaları yüklemenizi faydalı olabilir…Ayrıca Pekin ve Şangay metrolarının haritalarını da çevrim dışı görebileceğiniz uygulamalar da işinizi kolaylaştırabilir. GPS açık olduğunda telefonunuzun şarjının daha çabuk biteceğini de dikkate alınırsa her daim USB power bank şarj cihazı taşımanızı öneririm.

6. Turiste özel fiyat

Bir arkadaşımın dediği gibi: “Kazıklanmak, turist olmanın şanındandır” 🙂

Diyelim Çin’de üzerinde fiyat etiketi olmayan bir ürün beğendiniz. Sağlam bir pazarlığa hazır olun. Niye mi? Şöyle izah edeyim: Siz satıcıya “ne kadar?” dediğiniz an itibarıyla aksiyon başlıyor. Satıcı sadece sayıları söyleyebilecek kadar İngilizcesi ile size fiyatı söylüyor ya da -daha yaygın olarak- eline kâğıt kalem veya hesap makinesi alıp fiyatı yazıp size gösteriyor.

10 liralık malın fiyatı soran birine 10 yazmanız kaç saniye sürer veya sürmeli? (Bu arada Çince “bir” yerine de “1” yazılıyor yani rakamlar aynı). Bu işlem “hmm” diye bir ses ardından 10-15 saniye sürünce “bana özel fiyat geldi” diyorsunuz…

Olayın matematiği ise şöyle: Bir dolar yaklaşık 6 yuan. Satıcı normalde 100 yuan’a satacağı malı sizi görünce “100 yuan yerine aynı malı 100 dolara satsam off ne para yaparım” diye düşünebiliyor. Bu sebeple sorduğunuzda size 600 yuan diyor.

Peki, ne yapmalı?

Olmaz diye kafa sallayın. Hemen elinize kâğıt kalemi veya hesap makinesini tutuşturuyor satıcı. “Yaz” diyor… “Sen ne kadar verirsin?”. Ne söyleseniz ne söyleseniz? “20 yuan” diyorsunuz. Satıcı, sanki az önce yedi sülalesine sinkaflı küfretmişsiniz gibi bir tepki veriyor 😀

En başlarda bu tepkiye alınabiliyorsunuz 🙂 Hiç alınmayın! Şöyle düşünün: “Bu ürün Türkiye’de 600 yuan değil. Beni salak yerine koyuyorsun, bide afra tafra yapıyorsun”. Dik ve ciddi durun 😉 Satıcı 5-10 saniye sonra normale dönüyor. 570 diyor bu sefer. Haydaaaa! Her adımda 30 düşse makul bir seviyeye ininceye kadar işiniz var.

Pazarlığa düşükten başlamak gerekiyor (İng: the anchoring effect). Çünkü satıcı fiyatı azalttığı her adımda sizden fiyatı artırmanızı istiyor.

Ben diyeyim bu mücadele siz deyin bu güreş en az 10-15 dakika sürüyor. Sonlara doğru makul fiyatlara (?!?) yaklaşıyorsunuz. Ancak satıcı “bu kadar düştüm, bir kuruş daha düşmem“, “siftah için düştüm, zarardayım” diye yan çizmeye başlıyor. Bu aşamada yapacağınız şey şu: Sırtınızı dönüp dükkândan çıkıp gitmek. Korkmayın, pes etmediniz. Ve derken satıcı arkanızdan koşuyor! “Tamam, tamam. Senin dediğin fiyat OK” diyor. O an karmaşık duygular yaşıyorsunuz.
Bu his, şunların karışımı gibi bişi:
– Bu fiyata ben bu ürünü Türkiye’de bulamam. İyi oldu hehe 🙂
– Beni iki saattir niye uğraştırıyorsun be adam? Demek her şey roldü…
– Bu fiyata OK diyorsa demek daha az desem gene olacaktı. Kesin ederinden fazla para ödedim (İng: The winner’s curse)

Kafanızda canlanması için pazarlık şöyle oluyor:

7. Para/Döviz değişimi sorunu

Çin, piyasa ekonomisi olarak sosyalist bir ülke (bence sosyalist görünümlü kapitalist bir ülke, neyse). Döviz almak-satmak biraz uğraştırıcı…

Havaalanında döviz büroları var. Ancak komisyonları tahmin edebileceğiniz üzere oldukça yüksek. Örneğin Pekin’de ne işlem yaparsanız yapın 60 yuan (yaklaşık 10 dolar) işlem ücreti ödüyorsunuz. Sonrasında alış-satış kuru da normalden pahalı…

Para değişimi için en iyi çözüm bankalar. Özellikle Bank of China ve ICBC (Industrial and Commercial Bank of China) önerebileceğim bankalar…Bankalar, 9 – 17 saatleri arasında hizmet veriyorlar ve hafta sonu da açıklar.

Şöyle birkaç uyarı daha yapayım: Bankalarda para dönüşüm işlemi en az 30 dakika sürüyor. Bir kere gişe sırası bekleyebiliyorsunuz. Sıra size geldiğinde pasaport isteniyor (yani pasaportsuz para değişimi yapmıyorlar). Pasaportunuzun fotokopisinin çekilmesi, doldurmanız gereken formlar, paranın sahteciliğe karşı teker teker kontrol edilmesi…Sabırla bekliyorsunuz.

Belli bir miktar yuanı, örneğin bankalardan veya Altınkaynak gibi döviz bürolarından, Çin’e gitmeden evvel Türkiye’den alabilirsiniz (Satmak için aynı şeyi söylemem). Bu kesinlikle Çin’de herhangi bir havaalanından yuan almaya göre daha hesaplı. Çin’e vardığınızda yukarıda bahsettiğim bankalar üzerinden para dönüşümü yapabilirsiniz.

Dönerken dikkat etmenizde fayda olabilecek bir husus daha var: Döviz satın almanın belli limitleri var. Yanlış hatırlamıyorsam günlük 500 USD üzerinde döviz satın alamıyorsunuz…

8. Kredi kartı POS cihazının yaygın olmaması

Çin ile ilgili ilginç bir bilgi de Visa, Mastercard, American Express vb. kredi kartlarının yaygın olarak kullanılamıyor oluşu…

Modern semtlerdeki bazı mağazalarda kredi kartı sorunu yaşamazken maalesef geri kalan yerlerde kredi kartlarımı kullanamadım. Yüklü miktarda nakit taşımama da -özellikle alışveriş sırasında- dert oldu.

Çoğu yerde kredi kartı bile geçmiyor, ne biçim memleketmiş” diyorsanız eğer, cevap budur:

Kestaneyi mobilden ödeyin 🙂

Evet, ülkede uluslararası kredi kartlarının çok geçerliliği yok ama ödeme sistemleri oldukça gelişmiş. Bakkalından, garına…Her yerde mobil ödeme yaygın. Resimde de görebileceğiniz üzere seyyar satıcı, kendi QR kodu üzerinden mobilden ödeme alıyor 😉

Sorunumuza tekrar geri dönelim: Döviz bozdurabileceğiniz saatler dışında yanınızda nakit bulundurma konusunda dikkat etmenizi öneririm.

9. Turistlere özel tuzaklar

Turistlerin bol bulunduğu yerlerde dolandırıcılara dikkat!

“Sahte” otobüsler:

Diyelim Pekin’desiniz, Çin Seddi’nin Badaling kısmına gitmek istiyorsunuz. Veya Xi’an’dasınız, meşhur Toprak Askerlerin / Terrakotta Ordusunun (İng: The Terracotta Army) bulunduğu Lishan’a gitmek istiyorsunuz…

Badaling otobüsü Deshengmen Arrow Tower’ın arkasındaki otobüs duraklarından; Terrakotta Ordusu otobüsü ise Xi’an Railway Station’ın önündeki otobüs duraklarından kalkıyor. Bu duraklara gittiğinizde ilginç bir şey oluyor…Aynı yere giden, normaline göre oldukça pahalı sahte otobüsler ve bu otobüslere sizi girmeniz konusunda sizi ikna etmeye çalışan “İngilizce konuşan” çığırtkanlar var. Belediye otobüsüne binmeniz için size kimsenin yardımcı olmayacağını düşünürseniz bu gibi kişilerden uzak durunuz efenim…

En kötü ne olur?
– Belediye otobüslerine kıyasla oldukça yüksek ücret ödersiniz.
– Yol boyunca -anlaşmalı- turistik hediye satan yerlerde zorunlu molalar verirsiniz. Size zorla ürün satamazlar ama geliş – gidiş süreniz uzar.

Grafiker öğrenciler 🙂

Pekin’de Tiananmen Meydanında, Şangay’da “The Bund” civarındasınız…

Kahramanlar değişiyor, tuzak değişmiyor. Çinli genç bir çift veya bir öğrenci yanınıza yaklaşıyor. Fotoğrafını çekmenizi istiyor. İsteği geri çevirmiyor, fotolarını çekiyorsunuz. Teşekkür meşekkür…Sonra sizinle muhabbete başlıyorlar.

Nasılsa bunların hepsi sanatla ilgilenmiş. Ya yeni mezun ya da son sınıf öğrencisi…Ay ne güzel! Sonra can alıcı soru geliyor: “Beraber yemeğe gidelim mi?” veya “Geleneksel çay partisi için yakında bir yer var, bana eşlik eder misin?”.

Bunlar avcı. Amaç sizi ütmek (TDK’ya göre “ütmek”: Bir şeyi, tüylerini yakmak için alevden geçirmek) ve yolmak…Sizi mekâna götürüyorlar, yedirip içiriyorlar. Sonra bir anda kayboluyorlar. Siz tuzlu bir adisyonla baş başa kalıyorsunuz…

Bunlarla karşılaştım mı? Evet. Hem de çok.
Ütüldüm mü, hayır. Ancak siz gene dikkat edin. Biraz araştırırsanız buna benzer birçok hikâye dinleyebilirsiniz.

Diyelim ki bu tür bir durumla karşılaştınız. Ne yapmalı? “Polise gidelim” demek en iyisi, diyolaağ 🙂
(Bknz: Bir arkadaş ekolü :D)

10. Taksiciler

Nereye giderseniz gidin taksicilerin varlığı da yokluğu da bir dert…

Siz siz olun, gece geç, sabah erken saatlerde yolculuk yapmayın. Çünkü toplu taşıma bulamayınca taksi dışında alternatifiniz yok! Ve alternatifiniz yoksa taksicilerin insafına kalabiliyorsunuz.

Bu durum, örümcek ağına düşmek gibi bir şey…Adam uykusundan fedakârlık yapmış, tüm gece avını beklemiş. Biri düşse…Ah o biri düşse…“Tüm gecenin gelirini kazanacağım” diyor. Ve derken sizi karşısında görüyor..

Bahsettiğim olayın kurbanı oldum, hem de çok fena. 2 km’lik bir yol için 140 yuan bayıldım. Normalde ne kadar tutar? 10-15 yuan.
Yürüsen yürünür mü? Gece gece yürümeyi gözüm kesmedi. Ama 140 yuan da ayıptır, günahtır. Edeb ya Hû!

Aynı hatayı iki kere yapar mıyım? Yapmam. Yapmadım.

Sözün özü: Taksicilere dikkat ediniz efenim. Uber benzeri Didi türü şeyleri deneyebilirsiniz. Ben mümkün olduğunca geç saatlerde dışarıda valizle kalmamayı öneriyorum.

11. Çin içinde metro, tren ve uçak bileti

Çin’deki tüm gezi planını tek başıma yaptım. Önerilerimi şöyle derleyeyim:

Metro

Metro, şehir içi ulaşımda birinci tercihimdi. Bazı saatlerde kalabalık olsa ve hatta insanların ittirilerek kapıların kapatıldığı doğru olsa da metro çok rahat. Havaalanından iner inmez akıllı ulaşım kartı almanızı tavsiye ederim. 20 yuan kart için depozit alınıyor. Sonrasında karta para yüklüyorsunuz ve gezdiğiniz kadar ödüyorsunuz. İstediğiniz kadar aktarma yapabiliyorsunuz ve mesafeye göre 3 yuandan başlayan ücret ödüyorsunuz.

Pekin (Beijing) Akıllı Ulaşım Kartı

Şangay’da kullanılan akıllı ulaşım kartı, Pekin’de çalışmıyor. Yani her şehrin kartı ayrı (Canını yediğim Güney Kore’de tek kart her yerde geçerliydi, heyt be!) Şehri terk ederken havaalanında veya tren istasyonunda depozitonuzu, kartta yüklü para ile beraber alabiliyorsunuz.

Tren

Çin’de hızlı treni kesinlikle öneririm. Bir Japon Shinkansen mi, bence değil. Ama gene de efsane.

Pekin (Beijing) – Xi’an ve Şangay – Pekin (Beijing) arasında hızlı tren kullandım ve çok memnun kaldım. Pekin – Xi’an arası 301 km/saat, Şangay – Pekin arası 350 km/saat hızlara şahit oldum.

Pekin – Xi’an treninden

Biletleri online ama ben doğrudan Çin demiryollarından bilet alacak bir yer bulamamıştım. Bu yüzden rezervasyonu Trip.com üzerinden yaptım. Yolculuk öncesi tren istasyonuna gidip orijinal bileti pasaportumla beraber teslim aldım.

Trip.com’u daha önce kullanmamıştım ama itiraf etmem gerekiyor ki mevzu bahis Çin olunca söz konusu site, Expedia vb. muadillerinden daha başarılı.

Uçak

Xi’an – Guilin uçuşumdan…

Xi’an – Guilin arasını Okay Havayolları ile Guilin – Şangay arasını da Shanghai Havayolları ile uçtum. Uçaklar Türkiye’dekilerine kıyasla eskiydi ama sorun olmadı. Biletleri Trip.com’dan aldım.

Uçak yolculuğu hakkında önerim yok ama X-ray’den geçtikten sonra ilaveten fiziksel kurcalanarak aranma deneyimi yaşamanın tadı ayrıymış, öyle diyeyim…

Sonuç

Yukarıda bahsettiğim önerilerin ve paylaşımların, Çin gezinizi daha keyifli ve sorunsuz hale getireceğini düşünüyorum 😉 Umarım faydalı olur.

İyi gezmeler 🙂

 

Kaynak:

  • Kissinger, Henry. Çin / Dünden Bugüne Yeni Çin. Kaknüs Yayınları. 2015

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir