ABD’de Ağ (Şebeke) Tarafsızlığı: Kısa Geçmişi ve 26.02.2015 tarihli Açık İnternet Düzenlemesi

ABD’de Ağ (Şebeke) Tarafsızlığının Geçmişi

ABD’de ağ tarafsızlığı tartışması 1990’lı yıllarda başlıyor. Yani konu, çok uzuuuun seneler önce tartışılmaya başlanmış. Hatta Başkanlık seçimlerinde de yarışan politikacı Al Gore’un, 1994 yılında “İnternette herkesin birbiriyle rekabet ederek müşterilerin talep ettiği bir hizmeti sunması için devlet ne yapabilir? Sonra, bu yeni pazarın tüm ulusa ulaşmasını nasıl sağlayabiliriz? Peki, internetin eğitim, ekonomik büyüme ve iş yaratma işlerini yerine getirmesini nasıl yerine getirebiliriz?” şeklinde konuşması bile var, öyle düşünün.

2000’lı yıllarda Tim Wu ve Lawrence Lessig gibi hukuk bilimciler ağlar için düzenleyici çerçeve konularına değiniyorlar. Bu noktada ileride oluşabilecek sorunları işaret ediyorlar.

2004 yılında o tarihte ABD Federal İletişim Komisyonu (Federal Communications Commission-FCC) Başkanı Michael Powell, kendisinin “ağ özgürlüğü” ilkeleri olarak adlandırdığı bir dizi ilkeyi açıklıyor. Powell, servis sağlayıcıların internet kullanıcılarına aşağıdaki dört özgürlüğü sunmasını talep ediyor:

  1. İçeriğe erişme özgürlüğü
  2. Uygulamaları çalıştırma özgürlüğü
  3. Cihazları bağlama özgürlüğü
  4. Hizmet planı bilgileri edinme özgürlüğü

Powell’un ilkelerinden çok da uzun zaman geçmeden 2005 yılında Madison River olayı yaşanıyor. Firmanın -kendi hizmetinin kullanılması için başka bir firmanın VoIP hizmetini engellemesi- FCC’ye şikâyet ediliyor. FCC tarafından yürütülen soruşturma, herhangi bir resmi veya hukuki bulgu olmadan kapatılıyor. Şirket ile FCC, ayrımcılığa son verilmesi ve 15.000 Amerikan doları ceza karşılığında anlaşmaya varıyor. Ancak bu karar resmi bir emsal oluşturmuyor.

Sonrasında Comcast olayı yaşanıyor. Bu olayda firma BitTorrent’i engelliyor veya gecikmeli iletim sağlıyor. Ağustos 2008 yılında FCC, üçe karşı iki üyenin oyuyla, ilk ağ yönetimi kararını bu olay için veriyor. Firmaya herhangi bir ceza kesmiyor ancak firmanın, yasadışı olarak engelleme yaptığına hükmediyor. Olay, ağ tarafsızlığını sağlayabilmek için bir düzenleme yapılıp yapılması konusunun değerlendirilmesine sebep oluyor. 06.04.2010 yılında ABD District of Columbia Temyiz Mahkemesi, FCC’nin, “herhangi bir internet servis sağlayıcısının ağını veya uygulamalarının yönetimini düzenlemeye yetkisi olmadığı” gerekçesiyle Comcast kararını bozuyor. Yani olay şuna benziyor 🙂

Takvimler 21 Kasım 2010 tarihini gösterdiğinde FCC, Açık İnternet Düzenlemesi ile kablo televizyon sağlayıcılarının Netflix gibi rakiplerinin web sitelerine erişimleri engellemelerini yasaklıyor. Kongredeki Cumhuriyetçiler, söz konusu düzenlemeyi yasal mevzuat ile tersine çevireceklerini duyuruyorlar.

14.01.2014 yılında Verizon’un FCC aleyhine açtığı davada mahkeme, FCC’nin “ağ tarafsızlığı kurallarını uygulamak için herhangi bir yetkisinin olmadığına” hükmediyor (Wikipedia, Net_neutrality_in_the_United_States).

FCC’nin 26.02.2015 tarihli Açık İnternet Düzenlemesi
(Geri alınan ve üzerinde şu an tartıştığımız o “meşhur” düzenleme)

Yaşanan birçok mahkeme olayının ardından FCC, 26.02.2015 tarihinde internet servis sağlayıcılarının ağ tarafsızlığı konusunda sorumluluklarını içeren Açık İnternet Düzenlemesini (Düzenleme) kabul ediyor.

FCC, Düzenleme ile geniş bant interneti, 1934 Telekomünikasyon Kanunu’nun 2’inci başlığı (Title II) altında yeniden sınıflandırıyor. Böylece geniş bant servis sağlayıcıları, telefon şebekelerinin tabî olduğu aynı sıkı düzenlemelere tabî hale geliyor. Yani FCC diyor ki “bu iş benim çöplüğüme girmiştir, artık regüle edebilirim” 🙂

Düzenleme ile temelde üç şey yasaklanıyor:

  1. Engelleme. İnternet servis sağlayıcılar, yasal içerik, uygulama, hizmet veya zararsız cihazları engelleyemeyeceklerdir.
  2. Kısma. Spesifik uygulama ve hizmetler yavaşlatılamayacaktır.
  3. Ücretli önceliklendirme. Servis sağlayıcılar, özel davranış göstermek için ücret kabul edemeyeceklerdir. Başka bir ifadeyle, “hızlı şerit” olmayacaktır. Servis sağlayıcıları kendileriyle ilişkili içerik ve hizmetlere öncelik yapamayacaktır.

Kurallar gerek mobil erişim gerekse geniş bant erişim için geçerli. Bu nokta çok önemli! Mobil alanda internet gelecek demek çünkü.

Artık servis sağlayıcılar, trafik yönetimini nasıl yaptıklarını, salt iş amaçları dışında mantığa uygun teknik açıklamalar yapmak zorunda oluyorlar. Mesela servis sağlayıcılar spam e-postaları veya hizmet aksatma (Denial of Service – DoS) saldırılarını engelleyebilir ve tıkanıklık durumunda ağ akışını sağlamak adına trafiği yönlendirebilir ama örneğin Netflix veya Hulu gibi video akışı sitelerini -çok fazla bant genişliği kullanıyor diye- engelleyemiyor veya yavaşlatamıyor hale geliyorlar (CNET).

Düzenlemede ücretsiz/sponsorlu hizmet sunumu konusu muğlak kalıyor (Not: Bu konu için ayrı yazı geliyoo 🙂 ).

Şaşırtıcı olmayacak şekilde servis sağlayıcılar Düzenlemeye tepki gösteriyorlar, FCC’nin Title II altında vergi koyabileceğini ve yeni ağ altyapısı kurmak veya mevcut altyapıyı yükseltmek adına motivasyon kalmayacağını belirtiyorlar.

Vergi koymak konusundaki kaygı “Universal Service Fund” (Evrensel Hizmet Fonu) sebebiyle çünkü 1996 Telekomünikasyon Kanunu’na göre geleneksel telefon kullanıcılarından, kırsal ve düşük gelirli alanlardaki telefon hizmetini sübvanse edebilmek için, belli bir ücret kesilmekte ve toplanan bu paralar, söz konusu fon altında toplanmakta (Wikipedia, Universal Service Fund).

Düzenleme, 26.02.2015 tarihinde toplam 5 üyeden oluşan Komisyonunun, 2 ret oyuna karşı 3 kabul oyu ile kabul ediliyor. Komisyon üyelerinin tamamı Düzenleme hakkında açıklamalarda bulunmuşlar.

Tom Wheeler (Kaynak: John Glenn College of Public Affairs)

Düzenlemeyi destekleyenlerin başında o tarihlerde Komisyonun başkanı olan Tom Wheeler geliyor. Wheeler açıklamasında, açık interneti korumak ve desteklemek gerekliliğine vurgu yapıyor. Wheeler, düzenleme çalışmaları sırasında 4 milyona yakın kişiden görüş alındığını belirterek Komisyon olarak fikirleri dinlediklerini ve öğrendiklerini, bu sürecin 21. yüzyılda ifade özgürlüğünün bir örneği olduğunu dile getiriyor. Ayrıca, Wheeler geniş bant internet sağlayıcıların hem ekonomik dürtü hem de teknolojik yetenekleri sebebiyle bekçi görevlerini kötüye kullanabildiklerini söylüyor. Wheeler, düzenleme ile geniş bant internet hizmetinin “telekomünikasyon hizmeti” olarak tanımlandığını, bu sebeple Telekomünikasyon Kanununun Title II başlığı altında değerlendirilmeye başlayarak açık interneti muhafaza etmek görevinin, en güçlü yasal kurum olarak FCC’ye verildiğini ifade ediyor.

Wheeler’in açıklamasında dikkat çeken bir başka nokta ise ilk kez mobil ve sabit ağlar için bir ayrım yapılmaması. Mobil internet kullanımının, toplam internet kullanımının %55’i olduğunu belirten Wheeler, mobil ve sabit hatlar için ayrı düzenleme yapılmasının mümkün olmadığını söylüyor (Wheeler).

Teklifi destekleyen komisyon üyesi Jessica Rosenworcel, internet ekonomisine tüm dünyanın imrendiğini, bunu ABD’nin keşfettiğini belirterek başladığı açıklamasında, trafik hızının ayrıcalıklı olduğu, bazılarının hızlı şeritlerde bulunduğu diğerlerinin geride kaldığı iki katmanlı internete ve -internet servis sağlayıcılarını ima ederek- ne yapıp ne yapılamayacağına nereye girip nereye girilemeyeceğine izin veren bekçilere ihtiyaçlarının olmadığını ifade ediyor (Rosenworcel).

Teklife evet oyu veren üçüncü ve son üye Mignon L. Clyburn, mobil kullanıcıların engellenmesinin sadece özgür ifadeyi engellemekle kalmayıp, rekabeti de azalttığını, ve hatta kazanan ve kaybedenleri seçmek suretiyle inovasyona zarar verdiğini belirtiyor. Tüm bunlara rağmen, ücret regülasyonu / oran düzenlemesi (rate regulation)[1] konusunda bazı kaygıları olduğunu da açıklamasına ekliyor (Clyburn).

Diğer taraftan, hayır oyu veren iki üye oylarının rengini uzun ve detaylı açıklamalarla savunuyorlar.

Ajit Pai, FCC’nin şu anki başkanı

Burada en önemli aktör şu an FCC’nin başkanlığını yapan, daha önce geniş bant telekom şirketi Verizon Communications’ta avukat olarak görev de alan Ajit Pai. Pai, 67 sayfalık açıklamasında Amerikalıların açık interneti sevdiğini, internetin dünyanın her yerinde özgürlük için güçlü bir kuvvet haline geldiğini belirtiyor fakat düzenleme ile FCC’nin, eşi görülmemiş şekilde özgürlük yerine devlet kontrolünü yerleştirmeye çalıştığını iddia ediyor. Düzenlemenin, mahkemelerden döneceğini düşündüğü ama olurda dönmediği takdirde şu tür sonuçlar beklediğini söylüyor: Daha pahalı internet erişimi, daha yavaş hızlar, daha az bant dağıtım ile inovasyon ve Amerikalı tüketiciler için kısıtlı seçenekler. Örneğin Pai, Amerikalıların, düzenleyici otorite olması sebebiyle FCC’ye, “evrensel hizmet bedeli” adı altında telefon hizmeti için yıllık 9 milyar dolarlık ödeme yaptıklarını, bu düzenleme sonucunda internet hizmetinin regüle ediliyor olması nedeniyle geniş bant internet erişimi için yeni vergi olacağını vurguluyor. Ayrıca risk almak ve altyapı yatırımı yapmak için herhangi bir motivasyonlarının kalmaması nedeniyle internet servis sağlayıcıların yatırımlarının azalacağı, bunun sonucunda internet hızının düşeceği ve inovasyonun ciddi anlamda zarar göreceği de Pai’nin öngörüleri arasında yer alıyor.

Pai’nin bir başka itirazı ise mevcut durumda herhangi bir gerçek tehdit bulunmadığına yönelik. Pai diyor ki sorunlar fiktif ve gerçek hayatta yaşanmış herhangi bir sorun yokken düzenleme yapmak çözüm olmayacak, bilakis gerçek dünyaya ait bir sorun yaratır (Pai).

Diğer hayır oyunun sahibi Michael O’Rielly ise, FCC’nin uzman kurum rolünden çıkarak yeni bir çehreye büründüğünü belirtiyor. O’Rielly, monopol zamanı Title II düzenlemesinin, herhangi bir kişinin anlayabileceğinin ötesinde yorumlanabileceği görüşünde. Pai gibi O’Rielly de, gerçek hayatta yaşanmış herhangi bir sorun olmadığı görüşünü belirterek bir tehditten bahsedilebilmesi için potansiyel tehlikenin ne olduğunun açıklanması gerektiğini belirtiyor.

Sabit ve mobil hatlar arasında herhangi bir ayrım olmaması, O’Rielly’nin bir başka eleştirisi. Mobil sektörünün hâlen rekabetçi yapısının düzenleme ile zarar göreceğini düşünen O’Rielly, spektrum kaynaklarının kısıtlı oluşu sebebiyle mobil internet erişiminin sabit internet erişimine göre farklı olduğu görüşünde olduğunu belirtiyor. Bu sebeple mobil internet erişiminin özel bir durum olduğu fikrini savunuyor. O’Rielly, uzman kurum olmasına rağmen Komisyonun kanunu tekrar yazamayacağını veya yeni durumlara adapte edemeyeceğini, bu sebeple Düzenlemenin Amerika Birleşik Devletleri Yüksek Mahkemesi (the Supreme Court of the United States)’nin bu konudaki benzer kararları ile uyumlu olmadığı görüşünü ileri sürüyor (O’Rielly).

Kongre üyesi cumhuriyetçiler, karara şiddetle karşı çıkıyorlar. Seçilmemiş bir kurulun yetkililerinin, Amerika ticareti için bu kadar önemli bir konuda kural koyucu olmasının kanuniliğini tartışmaya açıyorlar (TechCrunch). Ayrıca Başkan Obama’nın, FCC’nin kararında “uygunsuz etkisi” olduğunu iddia ediyorlar (Ars Technica).

Servis sağlayıcılar, konuyu mahkemeye taşıyacaklarını belirtiyor ve bunu da sonrasında yapıyorlar. 14.06.2016 tarihinde ABD District of Columbia Temyiz Mahkemesinde görülen son duruşmada mahkeme üyeleri ikiye karşı bir oyla interneti lüks olarak değil kamu hizmeti olarak değerlendiriyor, internetin telefon ve elektrik gibi her bir Amerikalı için temel bir gereksinim olduğuna hükmediyor. Böylece FCC’nin kararı onanmış oluyor. Ayrıca Mahkeme, 184 sayfalık gerekçeli kararıyla internet servis sağlayıcılarına yönelik ağ (şebeke) tarafsızlığının ötesinde yeni sınırlamaların da önünü açmış oluyor…

İşte geri alınan düzenlemenin tarihçesi, içeriği ve sonrasında yaşananlar böyleydi.

[1]Terim, devletin tüketicilere yönetilecek oranları düzenlemesi anlamına gelmektedir. Bu uygulama, tüketicilerin aşırı ve mantıksız ücretlendirmelere karşı tüketicileri korumayı amacıyla yapılmaktadır. Sigorta ve elektrik şirketleri bu tür düzenlemelere tabi sanayi örnekleridir” (Wisegeek).

Kaynaklar:

  1. “No secret instructions” from Obama to FCC, Wheeler tells Congress | Ars Technica. https://arstechnica.com/tech-policy/2015/03/no-secret-instructions-from-obama-to-fcc-wheeler-tells-congress/
  2. Clyburn, Mignon L. Statement of Commissioner Mignon L. Clyburn. FCC Releases Open Internet Order: https://www.fcc.gov/document/fcc-releases-open-internet-order
  3. CNET. 13 things you need to know about the FCC’s Net neutrality regulation. https://www.cnet.com/news/13-things-you-need-to-know-about-the-fccs-net-neutrality-regulation/
  4. O’Rielly, Michael. Statement of Commissioner Michael O’Rielly. FCC Releases Open Internet Order: https://www.fcc.gov/document/fcc-releases-open-internet-order
  5. Pai, Ajit. Statement of Commissioner Ajit Pai. FCC Releases Open Internet Order: https://www.fcc.gov/document/fcc-releases-open-internet-order
  6. Rosenworcel, Jessica. Statement of Commissioner Jessica Rosenworcel. FCC Releases Open Internet Order: https://www.fcc.gov/document/fcc-releases-open-internet-order
  7. TechCrunch. So Far Net Neutrality Hasn’t Broken The Internet. https://techcrunch.com/2015/06/15/so-far-net-neutrality-hasnt-broken-the-internet/
  8. Wheeler, Tom. Statement of Chairman Tom Wheeler. FCC Releases Open Internet Order: https://www.fcc.gov/document/fcc-releases-open-internet-order
  9. Wikipedia. Ajit Varadaraj Pai. https://en.wikipedia.org/wiki/Ajit_Varadaraj_Pai
  10. Wikipedia. Net neutrality in the United States. https://en.wikipedia.org/wiki/Net_neutrality_in_the_United_States
  11. Wise Geek. What is Rate Regulation? http://www.wisegeek.com/what-is-rate-regulation.htm

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir